Ana Sayfa Blog

Yerle Yeksan


İçimde son sınıfın hüznü var yerle yeksan

Son konuşmalar son sohbetler,

Aslında benim gibi bir öğrencinin

Herhangi bir okul gününü hatırlaması enteresan

Ve ya herhangi bir okul anısını dolaptan çıkartması

Yahut mezuniyet yıldönümlerini yad edip anması

Düşünülebilir mi? hayata dair öğretile bilinir miydi? Bir çok şey

Ya da tüm hüzünler ile yoğrulan, ömre bedel her şey

Misal işimize belki yarar diye, ileriki yıllarımızın, bakiyesi

Tevhidi Tedrisat da yoksa çok acımtırak olur hediyesi…

Bana neydi matematik yalanının anlamsız bilinmeyen denklemlerinden

Bir şehirden bir iç şehre kaç km hızla, seyahat edenlerinden

Kesirli saçmalıkların gereksiz muhasebesini biz tutmayacaktık

Alinin cebindeki paranın kesirli israfına şahit olmayacaktık

Maarif vekâleti garantili savurganlığı geriyordu, bizi

Hala bir yerlerden kovulmaması oynatıyordu sinirimizi

Misal bir insanın herhangi havuz yapısıyla ne problemi olabilirdi?

Bir musluk doldururken niye diğeri boşaltıyordu, kim bilebilirdi?

Niçin Birol ablasının yapmadığı temizliğe dair sual ediliyordu?

Yahut Işık isimli kız aynı bayat sütü tekrar tekrar içiyordu?

Yerli malı haftasında denmişti unuttum, kabuğu soyuluyor muydu? Hayatın

Ya da tüm vitamini kabuğunda mı saklıydı tüm yaşanacakların

Misal niye aşkı öğretmezdi mevzuat ya da maarif kanunu

Terkedildiğinde bir insan napacaktı, kimse niye öğretmezdi bunu

Tökezlersek okul sonrası ne yapacağız nasıl kuvvet bulacağız, nerden

Öğretmenler de bilmiyordu ki boşa dirsek çürütüyorduk, ezelden

Yalnızlığın devası neydi? Belleten bir okul yapısı yok tu

Ama mezun olan yalnızlar bilinse kıyamet gibi çok tu

Kırık kalpleri onaracak hastane yoktu doktoru da yetişmiyordu

Göğe bakma durakları zaten belediyelerin ilgi alanına girmiyordu

Yaralarımıza deva olacak eczaları üretecek fabrika kurulmadı

Yıllık bütçeye zaten böyle bir kalem asla konulmadı

İçimde son sınıfın hüznü var yerle yeksan

Sudan çıkmış balık gibiyiz ne kadar enteresan…

Acının İyileştirme Hali: Sezen

0

Acının İyileştirme Hali: Sezen
Ah Sezen Neden?

Neden bu kadar incindi kalbimiz neden?
O kelimeler kimseye dokunmazken, bizi deldi geçti derinden

Neden o yıllar başkalarında bahara çıkarken

Bizde hep hüzne demir attı gemiler neden?
Ah Sezen ah Neden?

Neden bozduk yeminleri bin kez yeniden?

Neden kalbimiz dünyalara sığmazken

Sıkıştık o sarı odalarda neden?

Ah Sezen Neden?

Açılmaz sokaklar, girilmez sandığın bahçeler neden açıldı hepten?

Üzerimde tarif edilmez bir yol yorgunluğu vardı neden?

Ah Sezen,

Neden o kadar içli söyledin o şarkıları?

Neden yenildik biz zamana?

Yaralarımız kaldı elimizde dünden. Neden?
Ah Sezen,

Ruhumuzun ilacı senin gibi bir şiir oldu, şarkı oldu. Neden?

Acıdan geçen her şey dokundu şarkılara, satırlara. Neden?

Neden yorulduk o çıkmazlarda yeniden?

Neden bozduk o tövbeleri bin kere demeden?
Ah Sezen Neden?

Sen söyledin,

Ben ağladım.
Sen nasıl geldin o çıkmazların içinden?

Nasıl getirdin eski sandıkları yeniden?
Ah Sezen senin yüzünden.

Acıdan geçti hep o şarkılar yeniden,

Acılar şiir oldu, hatırası kaldı dünden.

Ah Sezen,

Sen söyledin,

Ben ağladım, yeniden.

Takılıp Gitmek

0

Yalnızlığı paylaşan ince belli narin yapılı kırılgan çay bardağının içindeki demli çayın buharı yalnızlığımı gidermek için sararken bütün bedenimi, masanın üstünde üç beş zetin biraz peynire yarenlik eden ekmeğin yanında masayı işgal eden telefonuma düşen şiir ilişti gözlerime.
Son mısralarına doğru gözlerim buğulu okudum. Duygularım birbirine karışmıştı çayın şekerle karıştığı gibi.Tekrar dönüp ilk mısralarını okudum ve döküldü yaşlar gözlerimden. Süzülerek söndürmeye soğutmaya çalıştı içimdeki görünmeyen yangını.

Hastaların, ölenlerin, gidenlerin, ayrılıkların, çaresizliğin ardından döktüğüm yaşlar onların yaralarına yangılarını bir nebze olsun söndürmüştü belki kim bilir.Fakat insanın kendi yaşları kendisinin yangısını söndüremiyor. Bu yüzden bir piyanistin arkasına veya bir kitap köşesine yada bir sese veya klavyenin tuşlarında arıyorum yangının çaresini.
Şimdi olduğu gibi şiirlerin mısralarına sığınıp duruyorum. Şiirlerde geçen her kelimenin her noktanın anlamına takılıp gidiyorum dağlara tepelere bir akarsuyun kenarına bazen hayallere bazen de ruhumun derinliklerine yada bilinmeze. Tekrar tekrar okudum mısraları. Şimdi de şairin peşine takılıp yine okuyorum. Her satırı her kelimeyi her harfi okuyorum, okuyorum, okuyorum…

Unutma

0

Yarım kalmış
Bir şiirin mısralarında
Belki de
İçli içli bir şarkının
Son nakaratında
Elimde
Kırık kadeh
Tabakamda
Küllenmiş sigaralar
İçim Yardan yana
Yüreğimde
Yardan yara
Yazılırdım şiirlere
Yana yana

Ufkumun kızıllığında
Ben mehtaba yangın
Mehtap bana
Yazardım dizeleri
Kanaya, kanaya

Bilirmisiniz beni
Hatırlarmısınız
O eski günleri
Bir yanım mücrimdi
Bir yanım hercai

Oy benim
Gönlüm oy
Yine karalarsın
Sitem sitem serzenişleri

Bilmem ki
Kaçıncı sigara da
Yanar ciğerim yanar
Duman duman
Kırılır kadehlerim
Mehtabın seyrinde
Adım adım
Adın adın
Küllenir nefeslerim

Bildinizmi beni
Hani gözgöze
Dizdize
Bazen yakın
Bazen uzaktık birbirimize

Belliki
Hatırlamadınız
Ölmeden
Öldürdünüz hislerimi
Sahipsiz
Bir mezara
Gömdünüz beni
Ben mücrim
Ben hercai.

İkilem(Bayramlık Duygular)

0

Bir yanım sevinçli
Bir yanım hüzünlü 
Çelişkiler ikilemler içindeyim 
Sevinsem mi bilemedim

Dalıp gidiyorum maziye
Ekrana bakarken
Dönüyorun âna 
Tekrar topluyorum zihnimi

Tarifsiz bir hüzün 
Buruk bir sevinç 
Kaplıyor bedenimi
Satırlara sığınıyorum 
Yaziyorum yine

Şu anki zamanın güzelliğini 
Atıf yapıyorum mesajlarıma 
Ümidi sıkıştırıyorum kenarına
Bir sonraki güzelliğe
Tüm sevdiklerimizle ulaşmak
Dileğine tutunuyorum

Bakışlarım yorgun 
Gözlerim buğulu 
Başım dumanlı 
Bedenim yorgun

Vücudumu saran 
Bayramın bereketi huzuru içinde
Bekliyorum âtiyi

Gün Batımı

0

Yine ufkumda
Gün batımı
Döngün bir akşam
Ertelenir duygularım
Kapanır kapılar
Perdeler açar
Suskunluğum
Geçip gider
Hoyrat yıllar
Arzular hayallerimi arar
Çoğalırım yanlızlığa
Avaz avaz
Dilimde şarkılar
Yadımda hatıralar
Nağmeler ıslak ıslak
Dokunur gönlüme
Hicazkar hicazkar

Kadim bir çınarın
Gövdesi gibi
Geceden ağır bedenim
Büyüdükce
Büyür gölgeler
Akşamki ne akşam
Sığındığım karanlıklar
Hüzne bağlar gözlerimi
Her teselli
Çoğaltır sitem sitem
Gecelerimi

Kör ve sağır vakitlerdeyim
Her gün batımı
Kızıl bir gurup
Sarar afakımı
Aşikar olur
Dem dem yutkunmalar
Bakışlarımda
Kara kara bulutlar
Yine Yağmurlar
Yine yağışlar
Nemlenir duygularım
Hayallerimin peşinde
Akar giderim sessizce

Yağmur sonrası
Omuzlarımda
Prangalı yorgunluk
Uykular taburcu
Rüyalar hayal mahsülü
Olmazsa olmazlar
Kıvamında
Rüzgarın sesi
Okşar durur tenimi
Ertelerim hayatdan
Kendi payıma düşeni
Dönüp bakmam
Ardıma
Bırakırım dünleri
Mazinin tozlu sayfalarına

Heybemde kalan
Bir Bohça
Hatıralar anılar
Bir sinenin sıcaklığında
Uyuttuğum mutluluklar
Ve yüreğimde
Kanayan yaralar
Neydi
Şarkılarda aradığım
Dinlesemde söylesemde
Hep hicazkar
Bir yudum bahtiyarlığa
Alıp götürür benliğimi
Alıp götürür uzaklar

Yine gün batımı
Akşam ki ne akşam
Kör ve sağır vakitler
Gözlerim hüzne
Nefesin nefesime
Aşikar
Sesin yüreğime
Kaçar
İşte o an
Ruhumda tebessüm
Yüzümde güller açar.

Yarımlarda Yaşamak

0

Sessizce
geçip gidiyorum
Ömrümün
Esrarlı yollarından
Hayat borcu
Ödeniyor
Belki yaşayarak
Saatler durgun
Gidişler
Mecalsiz ve yorgun
Tenim yaprak kurusu
Nefeslerim
Diken diken
Yol geçen hanı gönlüm
Teselliler gölge gibi
Kayıp gider ellerimden

Kaşlar yay gibi gergin
Nabız yoklar öfkelerim
Sığ sularda derin
Ok menzilinde
Hedef alçakmı alçak
Küheylan sırtında
Cesaretim
Keskin bir bıçak

Yüreğim
arslan parçası
Okyanus kadar derin
Güneş gibi sıcak
Gözlerim
Çakmak çakmak

Ah be Hayat
O günlerden
Bu günlere
Ne kaldıki geriye
Dizlerimin
bağı çözülür
içten içe
Korkularım
Ecel terinde
Heybemde
Döküntü gibi yıllar
Acılar
sukun eder İçimde
Kelebeğin
dünyası gibi zaman
Nazarlar dökülür
Bakışlarımdan
Geldik gördük yaşadık
Yolun sonundayız
Yarım yamalak.

Gitsem Neye Yarar

0

Nice yollar var
Nice aşılası dağlar
Ömür miadında
Yakın bir utku
Huzur mekanında
Nefeslerim kadar
İçimde arzularım
Öncü ve yolcu
Tutulsada ellerimden
Gitsem neye yarar

Yinede bakıyorum
Uzaklara
Geçiyorum
Rüyalardan hülyalara
Ne denizlere
Deryalara
Hep hayal peşinde
Sığmıyor bedenim
Enginlere

Sadakat arıyorum
Gidişlerimin
Her seferinde
Sabahsız akşamların
Ufkunda
Vefalıyım ahdimde
Mis kokulu amber
Tenimde
Dönüşsüz bir gidişin
Özleminde

Ben toprağa hasret
Toprak bana Makber
Hoş geldin hüzün
Baharıma kışıma
Yazıma hazanıma.

Şiirlerde Ağlar

0

Aşk ve sevgidir
Azığım
Derdi gamın
Hüznü ile beslenirim
İnceldiğim
Yerden kopar
Koptuğum yerden
Yeniden başlar
Heveslenirim
Sevda susamışlğının
Aşka acıkmışlığında
Sayfalarca karalarım
Belkide karalanır
Bir kalemin insafına
Bağlanırım

Harf harf üstüne
Lal olur dilim
Cümle cümle
Kelimeler yağar
Üzerime
Bir roman gibi
Belkide
Masalımsı bir hikaye
Ömrüme Can katar
Üçbeş satır
Birkaç kelime

Yazar olsaydım
Şairce dokunurdum
Hayata
Yazar yazar
yazardım
Feryat figan
hicranımla şiir olup
Mısra mısra taşardım
Bazen boğulurdum
Dizelerden
Lal olmuş gibi
Dilim
Kaçardım kendimden

Susardım
Herkez susar
Şehirler düşerdi
Karanlığa
Sokaklar susardı

Sukutun yazılarında
Saf ve beyaz
Tenliydi sayfalar
Yazsam da ne fayda
Kalem kırgın ve kırık
Şair suskun
Şair küskün
Aşka sevdaya
Şiirlerde ağlar
Hüzün yağarken
Bakışlarıma

Bitmezdi dizeler
Bitmezdi mısralar
Şair di ağlatan
Şiirlerdi ağlayan
Ben ağladım
Sessizce
Herkez ağladı
Gizlice
Şehirlerde ağladı.

Yabancı

0

Yalnızlığım ve ben
Gözlerimde
Derin bir düşünce
Dalgın ve buruk
Hüzün deminde
Yine gam yüklü
Kederler
Dolaşır içimde
Her gün batımı
Dürülen defterimden
Bir gün daha kopar
Düşer ömrümden

Karanlığa doğar
Apansızca bakışlarım
Gözlerimin ufkında
Taburcu olur uykularım
Yarım kalan arzularım
Hayallerimin yakınında
Adım adım gidişlerime
Hep ihtimaller
Su Döker ardımdan
Bana tuzaksız
Bana uzaksız
Bir yer daha var
Bana zamansız
Bana mekansız

Düşlerim
Katran bulaşığı
Rüyalar faydasız
Asılsız Tabiri muhtemel
Bana zararsız
Hiç bakmamki aynalara
Bilmem halveti
Eşgalimi
Tanımam bir daha
Benki
Manzum bir hikaye
Yürekten bir söz
Damardan bir dize
Alıntı bir hazan
Islak mısra
Çalıntı bir bahar
Ben yabancı
Tanıyamadım kendimi
Manzum bir hikaye
Bitmeyen bir şiir kadar

Belkide bir avuç
Su gibi
Gidenlerin ardına dökülen
Adanmış bir
Olmalıydım adak
Kurban edilen
Ben günahsız
Ben sevapsız
Hiçliğe karışmış
Hiçliğin piriyim
Uzaksız yakınsız
Faydasız

Ayarsız bir deli
Belkide mekansız veli
Söyleyin bana söyleyin
Ben kimim kimdeyim
Kiminleyim
Bilmemki hangi alemdeyim
Gözlerimde
derin bir düşünce
Gam yüklü kederler
Dolaşır İçimde.